OLYMPOS TARİHİ
- 3
Yazının Öncesi<<... Geç Roma dönemine
ait, yan yana sıralanmış oda şeklindeki tonozlu ve tamamı kitabeli
250 civarındaki bu taş mezarlar insanı ilk görüşte cezbetmektedir.
Aralarında anıtsal tipte yapılmış tek mezarlara da rastlanılan bu
mezarların yaklaşık 200'ünün kitabelerinin yayınlanmış olduğu Nevzat
Zafer "Olympos" makalesinde açıklamaktadır. Giriş kapılarının
üst bölümleri kemerlerle örtülü olan mezarların sürgülü taş kapakları
bulunmaktadır. Yine Nevzat Zafer'in aktardığına göre, genellikle
"Olimposlu" ibaresini içeren kitabeler dini, mali ve adli
konulardan bahsetmektedir. Dini konularla ilgili olarak en çok Hephaistos25'dan
bahsedilmekte, Khimera, Apollo ve Athena'nın adları da bazı kitabelerde
geçmektedir.
Nekropol'den sonra patika üzerinde doğu yönünde yüründüğünde Olimpos'un
tiyatrosu'na ulaşılır. M.S II. yüzyılda yapılmış 1500 kişi alabilecek
kapasitedeki tiyatronun kalker yamacın üzerine yapılmış oturma sıraları
büyük ölçüde bozulmuştur. Tiyatrodan sonra geç Roma dönemine ait
sırasıyla Agora, Odeon ve Hamam kalıntılarına uğrayan patika yoğun
bir bitki örtüsünden geçerek, derenin güney yakasında kumsala çıkar.
Kumsal üzerinde, AkDere'nin güney yakasındaki taşkın önleme duvarına
ait izole bir kalıntı bulunur.
Akarsu eskiden daha derin olduğu için, antik dönemde tekneler dere
boyunca içerilere kadar girebilmekteydi. Nitekim taşkın önleme duvarının
iki yakasında yükleme boşaltma amacıyla yapılmış rıhtım kalıntıları
bulunmaktadır. Dere'nin güney yakasında, hafif kabarık kireçtaşlarıyla
yapılmış 3 metre yüksekliğe ulaşan rıhtım duvarının Hellenistik
döneme ait olduğu söylenmektedir. Bu duvarın batı ucunda dikdörtgen
blok taşlardan yapılmış Roma Çağı duvarı bulunmaktadır. Yine Roma
dönemi'nde yapılmış bir taş köprünün kalıntısı denizden yaklaşık
80m. kadar içeride, derenin kuzey yakasında yer almaktadır.
|